Stajyerlerimizin Gözünden: Dijital Terapi Chatbotlar Gerçekten Yardımcı Olabilir mi?
- noepsikoloji
- 27 Nis
- 2 dakikada okunur

Son yıllarda ruh sağlığı alanında dikkat çeken gelişmelerden biri, yapay zekâ destekli chatbotların (sohbet robotları) psikolojik destek amacıyla kullanılmaya başlanmasıdır. Özellikle pandemi ile başlayan ve giderek artan yalnızlık, kaygı ve psikolojik desteğe erişim sorunları, insanları farklı destek yolları aramaya yöneltmiştir. Bu sebeple “dijital terapi” olarak adlandırılan uygulamalar giderek yaygınlaşmaktadır.
Peki, chatbot gerçek bir terapinin yerini tutabilir mi?
Chatbotlar Nedir ve Nasıl Çalışır?
Psikolojik destek sağlayan chatbotlar kullanıcıların isteğine yönelik yazılı veya sesli iletişim kurarak belirli terapi tekniklerini uygulamaya çalışan yapay zekâ sistemleridir. Bu sistemlerin bazıları bilişsel davranışçı terapi (BDT) temelli yapılandırılmış müdaheleler sunarken, diğerleri daha çok duygusal destek ve yönlendirme sağlamaya çalışır. Yani chatbotlar sizinle derin çocukluk travmalarınızı değil; O anda nasıl hissettiğiniz, anlattığınız olayları neden o şekilde yorumladığınız veya olaylara alternatif bir bakış açısı kazanmanız yönünde konuşmalar yapar.
Gerçekten Yardımcı Oluyorlar mı?
Araştırmalar chatbot uygulamalarının, stres ve hafif düzeyde anksiyete belirtilerini hafifletmede etkili olabildiğini göstermiştir (Fitzpatrick ve ark., 2017). Özellikle gece yarısı gelen o ani huzursuzluk anında elinizin altında böyle bir uygulamanın bulunması birçok kişiye kendisini güvende hissettirebilir. Terapiye erişimin olmadığı durumlarda, bu uygulamalar “ilk destek” olarak işlev görebilir. Örneğin yapılan bir diğer çalışmada, düzenli olarak chatbot kullanan kişilerde depresyon ve anksiyete belirtilerinin anlamlı düzeyde azalması ile ilişkili olduğu görülmüştür (Fulmer ve ark., 2018). Ayrıca kullanıcıların çoğu chatbot ile konuşurken daha az yargılanmış hissettiklerini ve kendilerini daha rahat ifade edebildiklerini belirtmektedir.
Bir Chatbot Terapistin Yerini Tutabilir mi?
İşte bu sorunun cevabı, yazının en kritik noktası. Bir chatbotla yazışmak, anlık bir rahatlama sağlayabilir, sizi hiç yargılamayacak birine "içinizi döküyormuşsunuz" gibi hissettirebilir. Ama dürüst olalım; terapi dediğimiz şey, sadece iki tarafın birbirine soru sorması ya da robotun size "şimdi derin bir nefes al" demesinden ibaret değildir.
Terapi, o odadaki sessizliğin bile bir dili olduğu, terapistinizin ses tonunuzdaki ufak bir titremeyi fark edip oradaki acıyı hissettiği, "gözlerinizin içine baktığında" sizi en savunmasız anınızda bile gerçekten gördüğünü hissettiğiniz bir "buluşma" anıdır. Yapay zekâ size kusursuz cümleler kurabilir, ihtiyaç duyduğunuz o tavsiyeyi saniyeler içinde verebilir; ancak o yazılı cevapların arkasında yaşayan, sizin acınızı kendi içinde tartan ve o acıyı sizinle birlikte taşıyan bir "insan ruhu" yoktur.
Bir makine "Seni anlıyorum, üzgün olduğunu görüyorum" diyebilir, verileri işler ve en mantıklı cevabı üretir. Ama o an hissettiğiniz o tanımlanamaz düğümü gerçekten hissedemez. Terapideki belki de en büyük yarar; sadece doğru tekniklerle değil, insanların birbirleri ile kurduğu o kopmaz duygusal bağla, yani "başka biri tarafından gerçekten görülme" duygusuyla gelir. Chatbotlar size yardımcı olacak bir pusula verebilir ama o yolda sizinle yürüyüp, yorulduğunuzda elinizi tutacak olan kişi ancak bir başka insan olabilir.
Son Olarak
Chatbotlar harika bir teknolojik yardımcı, hatta terapi sürecinizin yanında kullanabileceğiniz minik bir "dijital asistan" görevi görebilir. Ancak unutmayın; en iyi yapay zekâ bile bir insanın size gerçekten "seni duyuyorum" demesinin yarattığı o iyileştirici sıcaklığın yerini tutamaz.
Zeynep Çetinkaya



Yorumlar