Stajyerlerimizin Gözünden: Duygular Bastırıldığında Zihin ve Beden Nasıl Tepki Verir?
- noepsikoloji
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur

Günlük hayatın temposunda çoğu insan duygularını hissetmek yerine onları bastırmayı tercih eder. Üzülmemek için meşgul oluruz, öfkelenmemek için susarız, kırılmamak için güçlü görünürüz. Ancak duygular bastırıldığında yok olmaz; yalnızca daha karmaşık ve çoğu zaman daha yıpratıcı şekillerde geri döner. Bu yazıda, bastırılan duyguların hem zihinsel hem de fiziksel düzeyde nasıl etkiler yarattığını daha derin bir şekilde ele alacağız.
Duygular Neden Bastırılır?
Duygu bastırma çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, öğrenilmiş bir başa çıkma biçimidir. Özellikle
çocukluk döneminde: “Ağlama, abartıyorsun” , “Güçlü olmalısın” , “Öfke kötü bir şeydir” gibi mesajlar alan bireyler, zamanla duygularını ifade etmenin yanlış ya da tehlikeli olduğuna inanır.
Bu durum psikolojide bir savunma mekanizması olarak tanımlanır. Kişi, duygularıyla yüzleşmek yerine onları bilinç dışına iter. Kısa vadede bu durum kişiyi koruyor gibi görünse de, uzun vadede ciddi zihinsel ve bedensel yükler oluşturur.
Zihin Üzerindeki Etkiler
Bastırılan duygular zihinsel süreçleri doğrudan etkiler. Çünkü her duygu, işlenmeyi ve anlaşılmayı bekleyen bir deneyimdir.
1. Aşırı düşünme:
İfade edilmeyen duygular zihinde sürekli tekrar eder. Kişi olayları analiz etmeye çalışırken aslında bastırdığı duyguyla temas etmeden etrafında dolaşır.
2. Kaygı (Anksiyete):
Duygular bastırıldığında içsel bir gerilim oluşur. Bu gerilim zamanla kaygıya dönüşebilir. Nedeni tam olarak bilinmeyen huzursuzluk hissi çoğu zaman bastırılmış duyguların sonucudur.
3. Duygusal patlamalar:
Bastırılan duygular birikir. Ve genellikle küçük bir tetikleyiciyle beklenmedik şekilde ortaya çıkar. Bu yüzden “abartılı tepki” gibi görünen durumların altında çoğu zaman birikmiş duygular vardır.
4. Duygusal uyuşma:
Sadece olumsuz duygular değil, zamanla olumlu duygular da hissedilmemeye başlanır. Kişi “hiçbir şey hissetmiyorum” noktasına gelebilir.
Beden Üzerindeki Etkiler (Psikosomatik Tepkiler)
Zihin ve beden birbirinden bağımsız çalışmaz. Bastırılan duygular bedende çeşitli belirtilerle
kendini gösterebilir. Bu duruma psikolojide psikosomatik belirtiler denir.
1. Kas gerginliği ve ağrılar:
Özellikle boyun, omuz ve sırt bölgesinde kronik gerginlik sık görülür. Bu, sürekli bastırılan stres ve öfkenin fiziksel yansımasıdır.
2. Sindirim sistemi problemleri:
Mide ağrısı, reflü, bağırsak problemleri duygusal baskıyla yakından ilişkilidir. Halk arasında “stres mideme vurdu” ifadesi aslında bilimsel bir gerçeğe dayanır.
3. Baş ağrıları ve migren:
Yoğun bastırma ve içsel gerilim, sinir sistemini etkileyerek baş ağrılarına yol açabilir.
4. Kronik yorgunluk:
Duyguları sürekli bastırmak ciddi bir enerji gerektirir. Bu da kişinin sürekli yorgun hissetmesine neden olabilir.
5. Uyku problemleri:
Zihin gün içinde bastırılan duyguları gece işlemeye çalışır. Bu da uykuya dalmada zorlanma veya sık uyanma şeklinde kendini gösterebilir.
Uzun Vadede Ne Olur?
Duygular sürekli bastırıldığında kişi zamanla:
• Kendi duygularını tanımakta zorlanır.
• Karar verirken içsel rehberliğini kaybeder.
• İlişkilerde yüzeysellik ve kopukluk yaşar.
• İçsel boşluk ve anlamsızlık hissi yaşayabilir.
Sağlıklı Alternatif: Duyguları Düzenlemek
Duyguları bastırmak ile düzenlemek arasında büyük bir fark vardır. Sağlıklı olan, duyguları fark etmek ve onları güvenli bir şekilde ifade edebilmektir.
Bunun için:
• Gün içinde kendine kısa duraklar verip “Ne hissediyorum?” diye sormak
• Duygularını isimlendirmeyi öğrenmek (üzgünüm, öfkeliyim, kırgınım gibi)
• Yazı yazmak, konuşmak veya terapi gibi ifade alanları oluşturmak
• Bedenini dinlemek; çünkü beden çoğu zaman zihinden önce sinyal verir
Nargiz Alasgarova



Yorumlar